Her hareketli çocuk hiperaktif midir?

Son yılların moda terimleri hiperaktivite ve dikkat eksikliği, anne babaları en çok endişelendiren konular arasında yer alıyor. Biraz hareketli ve asi çocukların aileleri ‘Çocuğum hiperaktif mi?’ korkusuna kapılıyorlar. Peki her yaramaz, asi veya hareketli çocuk hiperaktif midir? Hayır. Öncelikle hiperaktif çocukla, disiplin problemi olan çocukları iyi ayırt etmek gerekir.

Günümüzde artık çocuklar, derslerde ve evlerinde geçmiş yıllara oranla daha rahat ve özgürce hareket edebiliyor. Dolayısıyla eski yıllarda olduğu gibi ‘mum gibi’, kurallara itaatkar, disiplinli çocuklar yok. Aileler çocuklarını daha disiplinsiz, daha serbest yetiştiriyorlar. Bunun sonucu olarak da, okulda ya da sosyal yaşamlarında kurallara uyamayan çocuklar aileleri tarafından hiperaktif olarak adlandırılıyorlar.

Gerçekte hiperaktif tanısı koyulabilecek çocuklar, dikkat konusunda ciddi sıkıntı yaşar ve dikkatini vermesi gereken durumlarda konsantre olamazlar. Ama disiplinsiz çocuklarda dikkat sorunu yoktur. Zorlayınca dikkatini verebilen çocuk, sadece işi yapmak istemediği için yapmaz.

Hiperaktif çocuklar, kendisiyle konuşulsa dahi, davranışlarını istese bile düzeltemez. Disiplin sorunu yaşayan çocuklar, davranışlarını gitgide düzeltir. Sergilediği davranışları da genelde bilinçli yapar. Genelde ilgi görmek isteyen bu çocuklar, çoğunlukla evde fazla ilgi ile büyütülen çocuklardır. Yine mutsuz evlerde sorunlar yaşayan çocuklar da okulda uyum sorunları yaşar ve rahatlıkla hiperaktif çocuklarla karıştırılabilirler.

Bu yüzden iyi bir muayene her zaman önemlidir. Çocuktaki depresyon ve anksiyete gibi hastalıkları da araştırmak gerekir.

Yine ergenlikle başlayan kimlik karmaşası , davranım bozuklukları gibi durumlar da genelde aileler tarafından hiperaktivite damgası yer fakat bu davranış şeklinin, hiperaktiviteyle uzaktan yakından ilgisi yoktur. Bu gençlik buhranları başka durumlardır ve çok önemlidirler.  Müdahale edilmezse başka hastalıklara dönüşebilirler. Bu yüzden basitçe hiperaktif deyip işin içinden çıkamazsınız. Bu duygu durum bozuklukları, içinde terapinin de olduğu tedaviler gerektirir.

Hiperaktivite bu problemlerden farklı olarak 3 yaşından önce başlar. Ergenlikle başlayan hastalıklar öncelikle bu yüzden hiperaktivite olamazlar. Ama bazı  hiperaktivite durumlarında ergenlikle belirtiler şiddetlenir, aile ve hasta için daha kötü sonuçlar doğurur.

Bazen karşıt olma bozuklukları hiperaktivite ile karışır. Bu bozuklukta da genelde ‘karşıt olma’ durumu,anne, baba vaya başka bir aile büyüğüne ya da öğretmen gibi otorite karakterlere karşı gelişir.

Özellikle öğretmenlere karşı gelme durumu hiperaktivite sanılabilir, ama burada da sadece seçilmiş birkaç öğretmene karşı gelme hali vardır. Çocuk sevdiği öğretmenlerle sorun yaşamaz. Bu da iyi bir gözlemle anlaşılabilir.

Akranlarla yaşanan sorunlar ve başka travmalar çocuk ve gençlerde ciddi sorunlar yaratabilir ve hiperaktivite ile karıştırılabilir. Bu nedenle hiperaktivite etiketi yapıştırılmadan önce, potansiyel başka hastalıkları elemeli ve iyi bir muayene ile uzman kişilerce tanı konulmalıdır.

Toplumdaki genel kanının aksine, hiperaktif çocuklar daha zeki ya da üstün yetenekli değildir. Her türlü zeka düzeyinde hiperaktivite görülebilir.

Ruhsal, davranışsal ya da bedensel hastalığı ne olursa olsun, kişiyi ya da yakınını rahatlatan ilk şey, tanıdır. Problem arz eden durumlara bir teşhis konulması, sorunu ortadan kaldırmaya yönelik tedavi sürecine geçiş anlamına gelir ve bireyi öncelikle psikolojik olarak rahatlatır, endişesini giderir. Fakat hastalık ne olursa olsun, teşhisin sadece konunun uzmanları tarafından koyulabileceği unutulmamalıdır.

Muayene sürecinde bulguları bir çok parametreye göre değerlendiren uzman doktorların tanısı dışında; kimsenin fikir yürütme yoluyla tanı koyamayacağını unutmamak gerekir. Toplum arasında moda haline gelen ve dilden dile dolaşan bilgileri, doğru kabul etmeden önce etraflıca araştırmak ve mutlaka uzman doktorlara danışmak sağlığa ulaşan en önemli adımdır.

DR.Serdar Alparslan - Randevu Al